Cuma, Temmuz 04, 2008
Pazar, Mart 30, 2008
yine yol
yine heyecan yine belirsizlik
bu kez rota edirneden istanbula
nedense iyi şeyler olacak gibi hissediyorum
sevmezdim istanbulu aslında
ama sevme zamanı geldi galiba
istanbul yolcusundan...
Salı, Ocak 29, 2008
Çarşamba, Ocak 23, 2008
vize işkenceleri...
Çarşamba, Aralık 05, 2007
ders
Pazar, Kasım 25, 2007
Cuma, Ekim 19, 2007
Pazartesi, Eylül 24, 2007
HAYAT DEVAM---BİRKAÇ ÖNERİ
sağol (sun) :)
bu aralar (1-2 aydır) fotokritik hastalığı oldu bende
"fotoğraf yükle-ustalardan yorum gelsin-günün fotoğrafı-fotoğrafçısı seçil" derken boşlamışız blogu :)
hayat devam olduğu gibi
eylül geldi o da gidiyor
okulları açtık
bıdıklar akın etti yine okula
good morning-present perfect tense devam işte kaldığımız yerden
hepsinden çok da hayatı öğretmeye çalışmadayız present perfect tense ten öte
zor olanı da o zaten
hazır burdayken 1-2 tavsiye geldi içimden
tv dizilerinden---bışak sırtı-yaprak dökümü kanal d bir numara bu yıl
ezginin günlüğü şarkıları-- mesela "sarhoş balık ile topal martı"
kitap öneremiyorum çünkü elime aldığım her kitap yarım kalıyor ben öneri beklerim bu konuda ne okusak da bizi sarsa, elden bıramasak...
film---ratatuy--- fareden de aşçı olur, imkansız yoktur eğlencelik- başarılı animasyon
bu kadar şimdilik
Cumartesi, Haziran 16, 2007
böyle çocuklar var :)
ben bu gün ingilizceye çalıştım öğretmenim hani siz biraz kitaplara unutmamakiçin göz geçirin demiştiniz ya
ozlem says:
harikasın elif
ozlem says:
çok sevindim
Çarşamba, Haziran 13, 2007
BİZİM BIDIKLAR MEZUN ARTIK



"HAYATA BİR PENCERE"
Pazartesi, Mayıs 21, 2007
Bir bilmecem var çocuklarr.....
Einstein son yüzyılda yazmış bu bulmacayı ve iddiasına göre 100 kişiden sadece 2 si çözebilirmiş.
anormal olmak ister misiniz bilmem ama bilmece burda.
Bir uğraşın bakalım..
Ben mi?
ayıp olacak söylemesi ama evet çözdüm :)
bir kağıt üzerinde çizerek yapmanızı öneririm
işte bilmece:
Önce gerekli bilgiler:
1) 5 ayrı ev var ve hepsi farklı renk
2) her evde oturanın ayrı bir uyruğu var
3) hepsi de ayrı bir içecek içiyor, ayrı bir hayvan besliyor ve ayrı marka sigara içiyor
5) bu beş kişiden hiçbiri öbürünün yaptığını yapmıyor
SORU: BALIK KİME AİT????
açıklamalar:
1. ingiliz kırmızı evde oturuyor
2. isveçlinin köpeği var
3. danimarkalı çay içiyor
4. yeşil ev beyaz evin solunda
5. yeşil evin sahibi kahve içmeyi seviyor
6. pallmal sigarası içenin bir kuşu var
7.ortadaki evde oturan süt içmeyi seviyor
8. sarı evde oturan dunhill sigarası içiyor
9. norveçli birinci evde oturuyor
10. marlboro içen kedisi olanın yanında oturuyor
11. atı olan, dunhill sigarası olanın yanında oturuyor
12. winfield sigarası içen birayı seviyor
13. mavi evin yanında norveçli oturuyor
14. alman rotmans sigarası içiyor
15. marlboro içenin komşusu sadece su içiyor
KOLAY GELSİN :)
Pazartesi, Mayıs 07, 2007
HIDIRELLEZ ŞENLİĞİNDEN
İslam coğrafyasına bakıldığında Hıdrellez gününün yoğunlukla Türkiye'de kutlanıldığı görülmektedir.
Bir görüşe göre; Türkler'in Orta Asya'dan getirdikleri Nevruz Bayramının başkalaşmış ve İslamlaşmış şeklidir. Öyledir ki Nevruz Bayramı kutlaması Anadolu Türkleri arasında önemini kaybetmiştir. Buna rağmen Hıdrellez eskiden beri kutlanmaktadır.
Katib Muhammed Bey ve Katibesi Melek Hatun
Katib Fırat Bey ve Katibesi Yaren Hatun
Enes Bey-Yezdan Hatun ve Minik Ata
Saner Bey ve Yaren Hatun
Artık Katib ve katibeler yola hazır, faytonlara yerleştiler.
Şaşkın Katip
Folklor ekibi
Cuma, Nisan 27, 2007
Şendik
.jpg)
.jpg)
.jpg)
Çarşamba, Nisan 18, 2007
Pazar, Nisan 15, 2007
Bahar-Kargalar-Ne olacak halim

Perşembe, Nisan 05, 2007
Pazar, Mart 25, 2007
Cumartesi, Mart 24, 2007
Gereksiz bir post...

Pazartesi, Mart 19, 2007
Pazar, Şubat 25, 2007
Pes Artık...

Misafirdik...
Cumartesi, Şubat 24, 2007
BEN BU HAFTA...
Mesela;
---Müfettişler haftaya teftişte bizim okulda misafirler, dolayısıyla tüm eksik belgeleri tamamlanıp, imzalanıp dosyaya yerleştirdim, hazırım :)
---Çocuklarla birlikte geçen yıl hiç aksatmadan yaptığımız ama bu yıl benim ihmalim yüzünden geciken huzurevi ziyaretimizi yaptık. Çok ara vermişiz ben bocalaladım biraz. Ama çocuklar çok profesyonellerdi. Hiçbir yaşlı yalnız kalmadı, hepsiyle tek tek ilgilendiler.
---Bilgisayarımın geleneksel hafıza temizliğini yaptım, artık formata hazır.
****2-Bir kez yanlış anlaşıldım, düzeltmeye çalıştım, ne kadar başardım anlayamadım.
****3- Babacığımın doğum gününü unuttum, bunu nasıl yaptım diye kızdım kendime, 2 gün gecikmeli de olsa kutladım, mumları üfledik.
****4-Yaz gelse de nerelere attaaya gitsek diye planlamaya başladım.
****5- Bazı öğrencilerime ulaşamadım, sorunlar beni çok çok aştı. Kızdım, yetersiz kaldım tekrar kızdım.
****6-Toplantılarda hep olması gerekenleri ama bir türlü olamayanları dinledim de bir türlü "olanlara nasıl çözüm buluruz" 'a cevap bulamadım
****7-Evlenme teklifi aldım, güldüm.
****8-Bir öğrencimin(zor olanlardan) gelip "sizi öpebilir miyim öğretmenim?"iyle tüm yorgunluğumu ve stresimi attım, kendimi çok şanslı hissettim.
****9-Yapmam gereken bir telefon konuşmasını yaptım, kırgınlıkları temizledim. Ertelenenen konuşmaların 2. hala beklemede. O biraz zor gibi.
****10-Habersiz sınav yaptım, şaşırttım, korkuttum. Sonunda güzel notlar yazdım. :)
****11- Hafta bitmedi belki yarın da eklenir...
Siz neleri yaptınız, neler bir sonraki haftaya kaldı???
Pazar, Şubat 11, 2007
döndük :)

Çarşamba, Ocak 24, 2007
Vize tamam :)


Geçen cuma konsoloslukta görüşme için izin alıp okuldan tam orda olmamız gereken zamanda ordaydık.
Ama güvenlik tüm dünya üzerindeki italya konsolosluklarının bilgi sistemlerinde sorun olduğunu söyledi.
İdata firmasında sevgiler burdan.
Bilenler bilir. Aracı firma, tüm belgeleri inceleyip size randevu günü vermekle sorumlular ve gerekli durumlarda iletişimi sağlamakla.
Tüm iletişim bilgilerimiz de onlarda olmasına rağmen haber verecek zamanları ve enerjileri olmamıyor çalışanlarının, iyi düşünmek lazım çok çalışıyorlar çok :)
Biz ve bizimle beraber arkada bekleyen herkes isyanlarda tabii.
Tekrar izin alacak herkes işinden gücünden.
Olmaz olamaz.
Akılcı bir çözüm önerdiler ama:
Görüşme yapıldı notu düşüldü, bizim adımıza başka biri alabilecek vize ve pasaportları.
Vize tamamdır işin özeti.
Okulda işler o kadar yoğun ki hiç yollara düşecek olduğumu farkedemedim.
Koşuşturmacalar hafifleyince artık farkındayız.
Gitmek lazım şimdi.
Bizi yolcu etmek isteyenler olursa 29 Ocakta Sabiha Gökçendeyiz
:)

Cuma, Ocak 12, 2007
Yine yollar göründü...+İtalya Vize Belgeleri

Cuma, Ocak 05, 2007
Pazartesi, Ocak 01, 2007
İYİ YILLAR
Salı, Aralık 26, 2006
Cumartesi, Aralık 23, 2006
I am the 809,044,396 richest person in the WORLD (Dünyanın en zengin 809,044,396. insanıyım)

You are the 809,044,396richest person in the world!
You're in the TOP 13.48%richest people in the world!
Cumartesi, Aralık 16, 2006
2006 biterken...
Şöyle bir baktım da 2006'yı sevmekte haksız olmadığımı farkettim.
Galiba o da benimle iyi anlaştı.
Çünkü yazdığım 7 maddenin 6.5'luk kısmını gerçekleştirmişim ki bu hiç fena değil.
Aslında yazarken bile bir kısmı plan değil de daha çok hayal gibi gelmişti.
Yarım puanlık fark da 6. maddeden kaybettim. Düzenlendiler ama henüz ciltlenme yolunda matbaaya doğru bir ilerleme kaydetmiş değiller. Arık 2007 'ye kalsın bu yarım da...
1. Emanet kitaplar okunup yerlerine teslim edilecek..
(bir tane bile yok emanet kitap. hepsi sahibine teslim)
(Aynen burda yazdığı gibi oldu. Spontane ki o kadar olur. Ertesi gün hangi şehirdesin bilmeden)
(Aynen uygulandı...)
(Tekrarında sıra şimdi)
(Raflar yerleşeli çok oluyor ama Tebdili dizayn bugüne kaldı. Ama yıl bitmeden olduğundan bundan da geçer not)
(Bu maddeden işte yarım puan kayıp)
(Yeniden bir temizlik gerekli artık)
2007 listem henüz hazır değil.
:)
Pazar, Aralık 10, 2006
(Ben) BU HAFTA
Çarşamba, Kasım 29, 2006
Harikalar, kaçırdığım programlara yanarım :(

Yönetmen:
İsmail Güngör
Yapımcı:
İsmail Güngör ve Serkan Kardaş
Sunucular:
Funda Arar,Kıraç
Biliyoruz, bıktınız.
Yayın
29.11.2006 20:30 / TRT1
Cumartesi, Kasım 25, 2006
24 KASIMDI :)
Ne mutlu bize ki bize özel bir günümüz var. Hem de Dünya Öğretmenler gününün dışında Türk Öğretmenlere özel bir gün.
24 Kasım 1981 den bu yana 24 Kasım bizim.
Kendimi bildim bileli kutluyorum ben bu günü.
Annemlerle başladı kutlamalar.
Zaten hayatım öğretmen odalarında geçti.
Öğretmenler günlerini beklerdim ben hep.
Çünkü anne-babamın öğrencileri köy çocukları hediyeler getirirlerdi.
Selpaklar, yün patikler, eşarplar.
En büyük keyfiydi işin o günün akşamı o selpakları saymak.
En güzel kokanları yürütüp kendi dolabıma saklardım.
Şimsi sıra bende.
Bana hediyeler getiriyor öğrencilerim.
Fotoğraf çerçeveleri, pelüş anahtarlıklar, ayıcıklı kupalar, defterler, bol bol çiçek.
Yakında bir hediyelik eşya dükkanı açabilecek kadar hediye olacak.
Ama kıyamam.
Belki Oyuncak Müzesi açarım ben de Sunay Akın gibi.
Dünden 1-2 kare...

uzun ve yorucu törenden sonra yemeği hak ettik sanırım.
Biz bir aileyiz. :)
Gönül Öğretmenim.
Daha önce de bahsetmişimdir ondan.
Her öğretmen özeldir.
Ama onunla çok taze bir olay yaşadığımız için yazmam gerek.
O öğretmenliği annelikle de harmanlıyor.
Öğrencilerinden bir benim dersime girerken hastalanınca sağlık ocağına indirdim.
O da geldi hemen.
Başucundan ayrılmadı.
Dayanamayınca çıktı koridorda ağladı, tekrar geldi.
Annesi yetişememişti, ambulans gelince öğrencisiyle hastaeye gitti.
Saatlerce bekledi.
Anneden farkı var mı bu yaptıklarının?
İyi ki varsınız.
(O şimdi bu yazıyı okuyunca ağlar eminim)
En şeker öğrencilerim Cansu ve Çağlanur.Biz dışarıya fotoğraf çekmeye çıkarken bizi kapıda yakaladılar.
Ellerinde hediyeler.
İyi ki onlar da var :)
Hediyeler için değil aman yanlış anlaşılmasın.
Rehberim.Geçen yıl öğretmenler gününde de buna benzer bir fotoğrafımız vardı.
Yemin töreninde de yanımdaydı.
İzindeyim.
2 yıl doldu.
:)

"ilk öğretmenin kimdi senin
kim öğretti alfabeyi.
ABC"
isimli tiyatral komedi oyuncuları toplu olarak...
Çarşamba, Kasım 22, 2006
Salı, Kasım 21, 2006
Manyetik Rezonans dedikleri...

Perşembe, Kasım 16, 2006
TAŞRADA TİYATRO :)


Çok beklenir taşra kentlerde tiyatro.
Şanslıysa ayda bir ziyaret edilir, sponsor kuruluş bulursa tabii.
Bu yüzden seçme şansı yoktur.
Ne sunulursa onu alır taşrada tiyatro seven kişi.
Ankara'da okurken farkında değilmişiz.
Giderdik ama gerektiği kadar değil.
Şimdi hani diyorum "Keşke olsa da haftada bir gitsek"
Söz tutulmaz belki ama bir tiyatrosu olsa keşke Edirne'nin de.
Sıradaki oyun Edirne'de VATAN KURTARAN ŞABAN.
Haldun Taner oyunu, güncelleştirilmiş Ankara Ekin Tiyatrosu tarafından.
Keyifliydi, beğendim ben.
En sevdiğim replik "Boşuna beklersin Godot'yu. Godot gelmez, son ona gitmezsen"
Buna benzerdi, tam sözcükleri hatırlamıyorum.
Gidenler sizin yorumlarınız??

Cuma, Kasım 10, 2006
Cuma, Kasım 03, 2006
Pazar, Ekim 29, 2006
CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN
Perşembe, Ekim 26, 2006
Tesadüf :)

Pazar, Ekim 22, 2006
Cuma, Ekim 20, 2006
WAR IS THE WORST IN THE WORLD

Salı, Ekim 17, 2006
Eskiden...
Böyle cümleler kuracağım aklıma gelmezdi ama başa geldi, kaçış yok.
En kızdığım cümlelerdi: "Bizim zamanımızda..." diye başlayan ve ikinci bölümünün duruma ve olaya göre değiştiği o şablon cümlelerde.
Biraz Can Dündar yazısı gibi olacak ama çok içimden geldi.
Sıra bende:
"Benim çocukluğumda....

Siyah önlüksüz olmazdı.
Neden siyahtı bilmiyordum, hala da çözemedim.
Böyle eskiciler geçerdi,
"Arzuhalci" ler word'ten çok daha önce.
Kaç kişi hatırlıyor?
Yoğurt DanoneSA, Yovita, Yogi vs vs değildi.
Yoğurttu
Çileklisi de yoktu,
kemikleri çabucak geliştirip,
3 ay sonra okulun basketbol takımına girmemizi sağlayan mucize yoğurtlar da

Sokaklarda horoz şekeri, pamuk şeker satılırdı.
Pamuk şekerlerinin yapımı sırasında uğradığı işlemler hakkında rivayetler muhtelif.
Benim çocukluğumun kabusunu yazmam burda, ısrar etmeyin.
Cuma, Ekim 13, 2006
GOOGLE SEN NELERE KADİRSİN? :)

---4. sınıf ingilizce plan
---academic calender busel
---ahtapot salatası
---balkan müzik
---classroom posters
---elif şafak mahrem
---english for kids
---ful yaprakları
---gezi blog
---greetings in english
---haluk levent son
---ilköğretim yönetmeliği
---manuel fotoğraf makinası
---prag places to see
---prag ucuz bilet
Siz neleri aradınız en son?
Çarşamba, Ekim 04, 2006
Bu çocuklar...
Salı, Ekim 03, 2006
Puppet Show ...
4. sınıfların ingilizce ders kitapları tam şenlik bu yıl. Hem öğretmene, hem öğrenciye. Bulmacalar, kukla yapımı, şarkılar. Ne ararsak var. Bu hafta resim dersinde hissettim kendimi.
Kitaptaki alıştırmalar boyama, kesme, yağıştırma şeklinde olunca.
İlk aşamada kitaptaki şablon kuklalar boyanıyor.
Sonra kesiliyor, evet kitabı doğradık, ne yapalım Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye uygun gördüyse, bir edepsizlik yok bunda. Kitapları kestik biraz.
Bu da benim kuklam: Molly

Kuklalar tanışıyor.
"Hi, I'm Molly Monkey. What's your name?" :)

Kuklalara yaşam veriyoruz.
Pazartesi, Ekim 02, 2006
Postadan Bloga







.jpg)














.jpg)

.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)






















